4 Temmuz 2009 Cumartesi

yokluğunda

geçen akşam geldin ya buz devrinden..hemen dinlemek istedim seni.
oturdun,az anlattın ve daha anlatıyorken sağ ayağının baş parmağına yapışmış karpuz çekirdeğiyle karşılaştım-sonradan itiraf edicektim- ..bi saniye sürdü ama sorular..koridordan salona yürüme mesafesinde yapışmıştı muhtemelen..bi kaç günlük olsa gerek bi yanı az kurumuş beyazlamıştı..
farketmediğinin farkındaydım,ama acaba farkedicekmiydinki.ne zaman nasıl düşücekti o ordan..sonra düşünmeyi bırakıp sana odaklandım..sen kaldığın odaya gittin ardından.
bugün o odayı süpürürken rastladım karpuz çekirdeğine.eminim oydu..
bıraktım işi oturdum yanına..az konuştuk.sırtını sıvazladım,gülümsedi bana.biliyomusun, kasıtlı yapışmış ayağına.hep durduğu yerden sıkılmış az gezmek istemiş.sinemayad gelmiş senle.ayakkabının içindeymiş meğer..ama eve döndüğünde, sen pijamanı giyerken o da bi yere çarpıp düşüvermiş oracığa..aslında senle izmire de gelmek istiyomuş..gitseydin keşke yoldaş olurdun o na dedim..derken annem geldi. napıyosun,daha bitirmedin mi süpürmeyi dedi..niye oyalanıyosun dedi..anne karpuz çekirdeği oyaladı dedim.kızdım ona işimi yapmmaı engelledi.bi de napmıştı biliyomusun.bana hiç sormadı sen napıyosun diye,o minik karpuz çekirdeği bile sırf kendini annattı..düşününce iyce sinirlendim.elektirik süpürgesine yutturdum onu.gitti.

Hiç yorum yok: