22 Şubat 2011 Salı

köyüm, köylüm

sevgili plog. ben pek bi yalnızım. ondan seni 'biri' yerine kodum.
konuşurcasına yazasım var. isteğim diyaloğu bi senle tam kuruyorum.
pek bi mutlu oluyorum cidden. içimde şununda rahatlığı var artık;
kimse plog okumayor gari. ah be plogum be, canım sıkılıyor bazı bazı.
öğrencilerime şarkı söylettiriyorum. o zaman biraz azalıyor gibim.
her şey bana dert be ploğum. misal yan yağlarım. ne yapsam gitmeyiler.
misal tam da şu anda giden elektirikler. bi kaç 'şey' birlik olmuş.
ve bana yapışmaya karar vermiş sankim. bi sıvı sabunun hesabı yapılırken
çok ta güzel oluyor hayat. uyanıyorum. en erkeninden açıklayım vaziyeti.
iki lokma ekmek vee okul! hiçbişiy anlamayan öğrencilerim.
ziyanı yok plog vakit geçiyo işte. zilllll! eve gaç. soyun dökün.
yimahı bekle nöbetçi hazır etsin. yimahı ye. yimahta birbirine uyarıda bulun.
'kızlar şöyle yapmasak' plog bunlar çok eskide kalmış olmalıydı.
bu cümleler lise dönemine ait plog bu işte bi fırtlık var. .
hiç mi bişiy değişmiycek be plog be yauww.. . napsam olmuyor beaa!
bişeyi düşünmekle yapmak arasındaki farkı da geç kavradım.
beynim akıyor . . . eskiye dönmek üzereyim be plog.
ataklarımdan korkmaktayım. . rota şaştı. eskiye döndü evet döndü.
yeni yi severken yeni ye hasret kalmak! ! çok mu canım sıkılıyor peki?
bunumu soran plog, çok teşekkür ederim nasıl olduğumla ilgilendiğin için.
zaten kimseyle konuşasım yok. senin sessizliğinde iyi geliyi.
köreliyorum. bana atılan 'ah canım benim bakışları ve 'pek bişi bilmiyi bu' bakışları. artık bi alanım yok be plog. herkes alanımda.
misal yandaki mezarlık, misal inekler.
alanım doldu. bana yer kalmadı.. alanımı terk etmek istiyorum.
Gregor S. derki gibi bi cümleyle bu yazıya bi hoşluk katmak isterdim elbet.
olmaz ama işte sığ bi duruma yakışmaz ondan demiyorum.
küçük hesapların içinde Gregor S. gibi büyük bi adamın ne işi olabilir.
küçük hesap insanı benim.
gidiyorum gari sorumluluklarıma doğru.
sobanın külü döküle! ! !

21 Şubat 2011 Pazartesi

. . .

nelerle uğraşmıyorum ki?
küçük cimri hesaplar. beynim eriyor. çekyatıma 80 tl ver!
yeteneksizsiniz türkiye. allah belanı versin acun.
ev temizliği, kapının köşesini süpür. yokolucam.
çalışırken karşımdan gelen bakışlar. olmuyor.
duruma uygun düşen cümle yazmak istiyorum.
bi cümle yazıyım her şey öylesine anlaşılır olsun ki.
kimse daha bana bişiy demesin. böyle bi cümle yazabilmeliyim.
akranlarım. canı çıkası akranlarım. sizler bi makale vb. okumaya
çalışırken 'pöff çok yoroloyoro men mahalelerden' gibi benim
algılayamadığım bi dilde konuşurken bana..... ben beynimi kemiren
küçük olaylarla uğraşıyor oluyorum. misal 'artan çorbayı
çöpe mi döksem?' evet geberesice akranlarım ben bu durumdayım.
lütfen beni arayıpta ödev yoğunluğunuzdan bahsetmeyin.
kafanızı koparasım geliyor. ve lütfen benim yaşamımı da küçümsemeyin.
zira bi tas çorbadan bile oluşuyor olsa bu benim yaşamım.
hepinize rol yapıyorum akranlarım. benim fevkalade akranlarım..
evet içinizde bi mal ben çıktım bu konuda haklısınız. haksız olduğunuz nokta ise şu:
benim buna layık olduğumu düşünmeniz... işte bunu bana hissettirdiğinizde
sizleri atomlarınıza ayırmak istiyorum...
yazıklar olsun size akranlarım.. biriniz çıkıpta demediniz. demediniz.
kardeşim, senin layıkın bu değildir diye.
beni kör kuyularda merdivensiz bıraktınız akranlarım...
çünkü sizler hep ne yapıcağınızı bildiniz, ben bilemedim.
bu noktada çok pis ayrıldık biz. cidden!
akranlarım bu yazıya başlarken böyle bi niyetim yoktu. nasıl oldu anlamadım
namlu bi anda sizlere yöneldi demekki fena içerlemişim. .
daha da durasım yok, devam edesim var....
birinizde destek çıkmadınız bana. hep sizin hayatınız dimi
zamanında bi çoğunuzu karamsarlığımla sıkmış olanbilirim.
bunun çocukça olduğunu hala nasılda anlamıyorsunuz?
işinize gelmiyor tabi be akranlarım. kılıfımda yaşamam ne de hoş!
kendim olamadım! beni onaylamadınız, onaylar gözüktünüz.
kendim için değil lakin sizler için çözümleyici olmayı denedim !
olmadı. ne yapsam olmadı. benim de hayatın güzelliklerine layık olduğumu düşünmediniz bi türlü. bi bitki gibi saksıda yetişmemi seyrettiniz.
biriniz de beni toprağa kök salayım diye yerimden çıkarmadınız..
nasıl arkadaşlık bu akranlarım..
hala herşey öylesine normalki... konuşuyoruz. benzeşen diyaloglar.
benim acı monologlarım hiç mi aklınıza gelmiyor?
bu kadar mı görünmezim ben?
evet akranlarım layık olduğum yerdeyim. ben burda bin yıl kalsam
birinizde demezsiniz ' gel buaraya' diye. çok kaldın demezsiniz..
ben küçük basit cümlelerle beynimi eritmeye başladım çoktan..
bi daha hiç bişiy yazamıycak kadar körelicem bi zaman. .
tek söylediğim napiyim bende temizlik flm yaptım işte olucak.
sizler elbette çok normal karşılıycaksınız, ve zamanla gelişen
hayat görüşünüzden bahsediceksiniz. benimki çoktan sığlaşmış olucak.
ben deterjan hesabı yapıyor olucam... beklerim. arayın emi?

20 Şubat 2011 Pazar

sisi


çerçevelettiği fotoğrafımın köşesine kendi
vesikalığını iliştiren sevgili....
seni sevmemek mümkün mü?

19 Şubat 2011 Cumartesi

bu da mı müphemdi?

nibetçiydim. uyandım mutfağa gittim ve yemek yapmaya başladım. çünkü sonrası için planım yaymaktı. yayamadım. köyümdeki ilk hafta sonum. canım köyüm canım köylüm. sizi yazı üstünde seviyorum. baca çırptık. bunu da öğrenmiş oldum. iyi de oldu. her şey tecrübe işte. ufak ellerim karardı. bu hayatta beni en çok hüzünlendiren şeylerden bi şey ellerim. çok küçükler. bu yüzden bana çok savunmasız çok yalnız geliyorlar. canım ellerim. böyle baktım kararmış, is olmuş.. sonra sabunla boğuşuyor ellerim arınmak için böylesine bi mücadele. sonra öpüyorum onları, şarkı bile söyledim. bi vakit idare etti. bitti şimdi.