25 Kasım 2008 Salı

bi gün

bu günkü günüm: bi arkadaşın tayt giyerse nişanlısının onu tokatla duvara yapıştırıcağını öğrendim.bi tane hoca 5 günde çok şişmanlamış gibi geldi şaşırdım ama sonra anladımkı hep aen arkaya oturan ben ilkkez olarak en öne oturmuş ve hocayı herzamanki gibi uzaktan ve sadece önden görmek yerine yandan yakından görerek gerçek boyutunu anca algılamıştım.bi tane gız cümlesini ...'diye düşünüyorum' diye düşünerek bitirdi.through thick and thin'in kutsal bi manası olduğunu duydum-evleenirsem kesin aklıma gelir-bi gız saçını sarı yapıcağını söyledi.ayakkabımı bağlayınca kendimi daha iyi hissettiğimi farkettim.bide den den diye bi işaret vardı yani kullanıyoz ama uzun zamandır ona hiç seslenmemiştim,söylenişindeki tatlılığı unutmuşum hatırlayınca sevindim-den den..den den.....den den..-saçma işte!

18 Kasım 2008 Salı

TEYZE-1-

sıcak,sıcak,sıcak;ben duruyorum....
oturmakatan beklemekten beter olmuş insan yüzleri pek çeşitli...
herkesin gözü 'o'kapıda ismi okunan bi bilinmeze doğru yol alıyo.birbirlerinin yüzlerine bakıp problemlerini tahmin etmece oynuyolar insanlar içten içe..yada söylenecekleri kafada toparlamaca.ben napıyorum lan burda?meraklı gözlerini üzerime diken leğen .ötlü,tıknaz,gözlüklü;içinde -bi çok kez kullanılamkatan yıpranmış şişede- su, -tansiyon düşerse diye- şeker, havlu,ağrı kesici,atlet,tülbent bulunan poşetle,enselerine şal niyetine sardıkları esas görevi ter silmek olan oyalı yazmalı teyzeler..oraya ne amaçla geldiklerini unutup sonra söyleyeceklerini yanlarında oturduklarına önceden anlatan teyzeler...bana dokanmayın..ben sadece duruyorum!

14 Kasım 2008 Cuma


ÇOCUKLUK

Affan Dede'ye para saydım,

Sattı bana çocukluğumu.

Artık ne yaşım var,ne adım;

Bilmiyorum kim olduğumu.

Hiçbir şey sorulmasın benden.


Bu bahar havası,bu bahçe;

Havuzda su şırıl şırıldır.

Uçurtmam bulutlardan yüce,

Zıpzıplarım pırıl pırıldır.

Ne güzel dönüyor çemberim,

Hiç bitmesin horoz şekerim


Cahit Sıtkı Tarancı